Reuters, İran’ın ABD saldırısı halinde Husilere Kızıldeniz’deki petrol rotalarını kapatma çağrısı yaptığını iddia etti. Bu planın küresel ticareti derinden etkileyeceği belirtiliyor.
İranlı yetkililerin, ABD’nin İran enerji altyapısına saldırması halinde Yemen’deki Husilere Kızıldeniz’deki petrol ticaret rotalarını kapatma çağrısı yaptığı iddia edildi. İngiltere merkezli Reuters haber ajansı bu bilgiyi, planın İran liderliği içinde görüşüldüğünü ve Husilere iletildiğini belirten adı açıklanmayan üç kaynağa dayandırdı. Bu gelişme, ABD-İran geriliminin Babülmendep Boğazı’na sıçrayabileceği endişesini yükseltti.
Husilere yakın bir kaynak, Babülmendep Boğazı’nın kapatılmasına ilişkin nihai kararı İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) temsilcilerinin vereceğini öne sürdü. Başka bir kaynak ise Husilerin deniz taşımacılığına yönelik saldırılar için hazırlıklarını tamamladığını iddia etti.
Husiler, Yemen’deki Hudeyde Limanı ve Aden Körfezi yakınlarındaki yüksek kesimlere füze ve insansız hava araçları (İHA) konuşlandırdı. Kaynak, saldırıları başlatmak için emir beklediklerini belirtti.
İngiltere merkezli Verisk Maplecroft’tan Orta Doğu risk analiz uzmanı Torbjorn Solvedt, Kızıldeniz’in deniz taşımacılığına kapatılmasının küresel ticaret ve dünya piyasalarında büyük etki oluşturacağını ifade etti. Solvedt, çatışmaların Kızıldeniz ihracat altyapısına sıçramasının, bölgedeki petrol ihracatı için tek önemli alternatif güzergahı tehdit edeceğini vurguladı.
Çeşitli kaynaklar, Husilerin Kızıldeniz’deki gemilere veya limanlara yönelik muhtemel saldırılarının, Orta Doğu’nun petrol ihracatında kullanılan iki ana güzergahta aynı anda aksaklığa yol açabileceğini belirtti. Bu durum, yeni bir enerji krizi cephesi açma potansiyeli taşıyor. Ayrıca İran ile ABD arasındaki çatışmaları geniş kapsamlı hale getirebilir.
Riyad yönetimine yakın iki yerel kaynak, Suudi Arabistan’ın İran ve Husilerden kaynaklanan tehditleri son derece ciddiye aldığını bildirdi. Riyad’ın, Husilerin Kızıldeniz’de İran ile yakın iş birliği içinde hareket ettiğinin farkında olduğu öne sürüldü.
Başka bir yerel kaynak, Tahran yönetiminin küresel enerji fiyatlarını yükselterek ABD üzerinde baskı kurmayı hedeflediğini değerlendirdi. Kaynak, Tahran’ın Kızıldeniz’deki deniz taşımacılığını ve Suudi Arabistan’ın bölgedeki petrol ihracatını hedef almayı planladığını savundu.
Aynı kaynak, Babülmendep Boğazı’nın kapatılmasının zor olmayacağını, “Elinde ateşli silah bulunan herkes deniz taşımacılığını durdurabilir. Sevkiyatları engellemek için gelişmiş füze sistemlerine ihtiyacınız yok” ifadeleriyle aktardı.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik ortak saldırıları 28 Şubat’ta başlamıştı. Bu saldırıların ardından Tahran yönetimi, küresel petrol arzının yaklaşık beşte birini sağlayan Hürmüz Boğazı’nı deniz taşımacılığına kapatmıştı.
Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla Körfez’den çıkarılan petrolün önemli bir kısmı Suudi Arabistan boru hatları aracılığıyla Kızıldeniz’e yöneldi. Mevcut durumda küresel enerji arzının yaklaşık yüzde 7’si Kızıldeniz üzerinden taşınıyor.
Uzmanlar, Suudi Arabistan’ın enerji ihracatının yaklaşık yüzde 70’ini Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı üzerinden gerçekleştirdiğini belirtti. Bölgedeki deniz taşımacılığını hedef alacak herhangi bir saldırının petrol fiyatlarında sert yükselişlere yol açabileceğini ifade ettiler.
Husiler, 2023’te İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarının başlamasının ardından Kızıldeniz’deki deniz taşımacılığını hedef alan saldırılar düzenlemişti. İsrail ile bağlantılı gemiler hedeflenirken, bazı kaynaklar İsrail ile doğrudan bağlantısı olmayan gemilerin de etkilendiğini bildirdi.
Bu saldırıların ardından birçok büyük deniz taşımacılığı şirketi, güvenlik endişeleriyle Kızıldeniz rotası yerine Afrika kıtasının güneyini dolaşan daha uzun ve maliyetli güzergahları tercih etti.
Reklam & İşbirliği: [email protected]