DOLAR 16,6798 -1.24%
EURO 17,6598 -1.01%
ALTIN 981,50-1,05
BITCOIN 351406-3,07%
İstanbul
25°

AZ BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Haber Ab

Haber Ab

25 Haziran 2022 Cumartesi

Yıldız: ‘Bu yasa haber yapma, paylaşma ve yayma hakkını sınırlıyor’

Yıldız: ‘Bu yasa haber yapma, paylaşma ve yayma hakkını sınırlıyor’
0

BEĞENDİM

ABONE OL

CHP Mersin İnsan Haklarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Av. Şerife Arıcı Yıldız, ‘Gazetecisini cezaevinde yatıran bir ülkeyken çok sıradan bilgileri paylaşan insanlar hakkında davalar açılıp cezalar verilirken böyle bir yasanın ayrıca gündeme gelmesi çok manidar” dedi.

CHP Mersin İnsan Haklarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Av. Şerife Arıcı Yıldız, yeni basın yasasıyla halkın haber alma özgürlüğünün elinden alınmaya çalışıldığını savunarak, “Özellikle 29. Maddede düzenlenen ceza tamamen kamuoyunu susturmaya ve gerçeklerin gündeme getirilmesini engellemeye yönelik bir hüküm içeriyor” dedi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) yasalaştırma çalışmaları devam eden ve kamuoyunda ‘Sansür Yasası’ olarak bilinen yeni basın yasasına ilişkin CHP Mersin İnsan Haklarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Şerife Arıcı Yıldız, (MEİGDER) Mersin İnternet Gazetecileri Derneği’nde açıklama yaptı.

“YASA TEKRAR MECLİSE SUNULDU”
Türkiye’nin dört bir yanından gelen eleştiriler sebebiyle basın yasasıyla ilgili kanun teklifinin Meclis’teki görüşmelerinin ertelendiğini söyleyen Yıldız, yaptığı açıklamada; “Kamuoyunda Sansür Yasası olarak bilinen yasa teklifi kamuoyunun göstermiş olduğu tepkiden dolayı yasa tekrar görüşülmek üzere meclise çekildi. Çünkü bu yasa kişi hak ve özgürlükleri, demokrasi ve basın yayın özgürlüğü açısından asla kabul edilemez. Türkiye artık bir seçim atmosferine girmişken daha bu yasa olmadan dahi dünyada en çok gazetecisini cezaevinde yatıran bir ülkeyken çok sıradan bilgileri paylaşan insanlar hakkında davalar açılıp cezalar verilirken böyle bir yasanın ayrıca gündeme gelmesi çok manidar” ifadelerini kullandı.

 “YENİ BASIN YASASINA İHTİYAÇ YOK”
Türkiye’nin her zaman demokrasi ile yönetilen bir hukuk devleti olduğunu dile getiren Yıldız, “Türkiye’de her ne kadar ihlaller yaşansa da, demokrasinin uygulanması konusunda sorunlar yaşasa da anayasası ile demokratik hukuk devleti olarak tanımlanmış bir devlettir. Anayasamız, basın yasası ve ceza kanununa baktığımızda Türkiye böyle bir yeni yasal düzenleme ihtiyacı içerisinde değildir. Aksine her alanda her biçimde bu ülkede muhalifler susturulmaya çalışılırken gerçeklerin gündeme getirilmesi, gündeme gelmesi engellenirken tam tarsine demokrasi için haber alma özgürlüğü için bir alan açma ihtiyacında olan bir ülkedir” diye konuştu.

“YASA, HABER YAYMA HAKKINI DA SINIRLIYOR”
Mecliste CHP, İYİ Parti ve HDP gruplarından bu konuda çok önemli eleştiriler geldiğini hatırlatan Yıldız, iktidarın bunu göz önüne alması gerektiğini aksi halde bu yasayla Türkiye’nin demokrasi liginde düştüğü 2. 3’üncü ligden de daha aşağı bir konuma geleceğini ifade etti. “Bunu biz hiç kimseye anlatamayız” diyen Arıcı, şöyle devam etti: “Her ne kadar gerekçesinde iktidar milletvekilleri ya da tasarının sahipleri kendilerince bir takım yalan haberlerin halk arasında panik yaratacak yanlış bilgilendirme yapacak hareketlerin yayılmasını önlemek amacını taşıdığını söylese de bu ülkemizin yaşadığı süreçte hiç kimseye inandırıcı gelmiyor. Bu düzenleme tamamen muhalefeti susturmaya yönelik sıradan vatandaşı da sosyal medya üzerinden denetlemeye ve fişlemeye, onları bu yolla susturmaya yönelik bir yasa önerisidir. Asla kabul etmiyoruz. Saygı duymuyoruz ve Türkiye’deki tüm demokrasi güçlerini, tüm yurttaşları bu yasaya demokratik yollarla karşı çıkmaya çağırıyoruz. Bu yasa metni sadece basını ilgilendirmiyor, her sıradan yurttaşın gerçek haber alma hakkını sınırladığı gibi haber yapma, haber paylaşma ve haber yayma hakkını da sınırlıyor.”

Devamını Oku

The Bay Beach Otel İle Unutulmayacak Bir Balayı

The Bay Beach Otel İle Unutulmayacak Bir Balayı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yeni evlenen çiftler, muhteşem bir tatil ve balayı yapmayı ister. Bu balayında hem havuz hem Deniz seçenekleri olması aynı zamanda muhteşem bir koy manzarası olması, tatili daha da güzel hale getirir. Bu seçeneklerin yanı sıra otelde bulunan kafeterya ve kaliteli bir mutfak seçeneği ile yeme içme konusunda da pek çok alternatifler sağlanır. Aynı zamanda balayı için suit odalar ya da villa bungalow tarzı birbirinden hoş seçeneklerde bulunduğu için tercih yapmak daha kolay olur. Onların dışında aile suiti seçenekleri de mevcuttur.

Adeta cennetten bir parça olan koyda balayı yapmak isteyen kişiler için özel odalar hazırlatılarak muazzam bir balayı yapmak mümkün olur. Bu alternatiflerin her birinden en kaliteli şekilde faydalanmak için the Bay Beach Otel de tatil yapabilirsiniz.

The Bay Beach Otel İle Sunulan Alternatifler

Otelde kafeterya ve mutfak seçeneklerinin dışında sunulan birbirinden hoş oda seçenekleri ile harika bir tatil yapmak mümkün olur. Ayrıca Muğla Fethiye arasında bulunan ve burada bulunan günlüklü koyu ile koyu manzarası eşliğinde denize girmek ve berrak denizin keyfini çıkarmak mümkündür. Koyun tertemiz ve berrak suyu sayesinde harika bir deniz tatili yapmak mümkündür. Aynı zamanda havuz seçenekleri ile de ister Deniz ister havuz seçeneklerini değerlendirmek ve keyfini çıkarmak mümkün olur. Suit odalar dışında standart odalarında bulunması ile herkese hitap edecek tarzda seçenekler mevcuttur.

Muğla Fethiye’de bulunan bu muhteşem seçeneklerden faydalanmak için the Bay Beach Otel ile en güzel tatili yapmak mümkündür.

Hemen Rezervasyon İçin:

Fethiye The Bay Beach Club Hotel

0252 424 09 73

Web Site: https://www.thebaybeachhotel.com/

Facebook: https://www.facebook.com/thebaybeachclubhotel

Instagram: https://www.instagram.com/thebaybeachclub/

Devamını Oku

YİNE DEĞİL YENİ BİR GAYRİMENKUL GELİŞTİRME VİZYONU: VENUE INTERNATIONAL

YİNE DEĞİL YENİ BİR GAYRİMENKUL GELİŞTİRME VİZYONU: VENUE INTERNATIONAL
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Gayrimenkul sektörü… Türkiye’nin gözbebeği. Son 20 yılda, inşaatçı olarak tanımlanan şirketler yavaş yavaş kendilerine geliştirici demeye başladılar. Geliştirmeyi proje geliştirmek olarak düşünürsek, Türk gayrimenkul sektörünün çok başarılı olduğunu söyleyebiliriz. Her yer proje, her semtte bir markalı konut projesi…

Ancak kavramın özüne döner, geliştirilen şeyin sürdürülebilir bir yaşam stili olduğunu anlarsanız, bu katma değeri üretmede sektörün hala ne kadar geride kaldığını fark edebilirsiniz.

Bugün Corona sonrası dönemde tüm dünya sancılı bir süreçten geçiyor. Enflasyon her yerde yüksek. Maliyet hesaplamak güç. Bütçe tutturmak imkansız. Fiyatlardaki yükseliş, farklı riskleri de beraberinde getiriyor. Sektörün sarsılması, silkelenmesi ve bir eliminasyondan geçmesi gerek.

 Uzun vadede başarılı olmanın sırrı da tam burada. Yine bir geliştirici olmak yerine… Yeni bir vizyon sergileyebilmekte.

Sektörde yine değil yeni bir vizyona sahip Venue International geride kalan 5 yıl içerisinde…

  • Cadde perakendeciliğinin önemli yatırımcısı ve geliştiricisi Vastned Retail N.V.’nin portföyünü satın alarak Türkiye’ye giriş yaptı.
  • Geliştirdiği ve uzun dönemli kiraladığı perakende alanlarında, Chanel, Zara, Vakko, H&M, Starbucks ve MAC gibi uluslararası ve kurumsal markalar yer alıyor.
  • Venue’nün perakende portföyü ağırlıklı olarak 150 yıldır İstanbul’un alışveriş ve sosyal sahnesi olan bilinen İstiklal Caddesi üzerinde.
  • Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Namlıcı’nın dediği gibi Venue cadde perakendeciliği, nitelikli konut ve sıra dışı otel yatırımlarıyla başta İstanbul olmak üzere dünya metropollerinde yaşam sahneleri tasarlıyor.
  • Başta Nişantaşı’nın en prestijli lokasyonu Abdi İpekçi Caddesi olmak üzere şehrin özel noktalarında butik yaşam alanları inşa ediyor.
  • Yatırımcısı ve geliştiricisi olduğu Beyoğlu’nun ikonik binası Afrika Han’da, Marriott International ile iş birliği içerisinde. Global otel markası Moxy’i Türkiye’ye getiren isim.
  • Venue ayrıca, turizme farklı bir boyut getirmek için Vakko ile ortak oldu. İki şirket birlikte Vakko Hotel & Residence markasını geliştiriyor.

Namlıcı tam da bu noktada sözlerini şöyle tamamlıyor: “Amacımız modern, sürdürülebilir, çizgi dışı yaşam stilleri inşa ederek, şehir ve ülke markalarımıza uluslararası değer katmak. Hayat merkezinde insan olan bir sahne. Ve bu sahne moda, stil, gastronomi, kültür ve sanat ile bir arada anlam kazanıyor. Venue olarak, insan odaklı projelerimizle şehirde yeni sahneler yaratmaya devam edeceğiz.”

www.venueint.com

https://www.instagram.com/venueinternational/

 

Devamını Oku

Özkan; ‘Marmaris yangını ciğerlerimizi yakıyor’

0

BEĞENDİM

ABONE OL

AK Parti Mersin Milletvekili Hacı Özkan, TBMM’de yaptığı konuşmasında devam erden Marmaris Orman yangınına dikkat çekerek, ‘Bu yangın ciğerlerimizi bir kez daha yakıyor.’ dedi.

Devletin tüm imkanlarıyla yangına müdahale ettiğinin ve vatandaşların yanında olduğunlu ifade eden Mersin Milletvekili Özkan, şöyle konuştu:

“Yangına dakikalar içinde müdahale edilmeye başlandı.

Tecrübeli ekiplerimizin insanüstü gayretle çalışmaları her türlü takdiri hak etmektedir.

Yangının başlamasından sonra bölgeye intikal eden Tarım ve Orman Bakanımız Sayın Vahit Kirişçi ve İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman Soylu başta olmak üzere, karadan ve havadan müdahale ederek yangını söndürmek için fedakârca mücadele eden tüm ekibe şükranlarımı sunuyorum.

Sıcaklıkların yavaş yavaş başladığı bu günlerde tüm vatandaşlarımızın ormanlarda yangına sebebiyet oluşturacak konularda daha dikkatli olmaya davet ediyorum.’

Devamını Oku

TGK’dan milletvekillerine ‘Dezenformasyon Yasası’ çağrısı

TGK’dan milletvekillerine ‘Dezenformasyon Yasası’ çağrısı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu (TGK) “Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” ile gazeteci ve milletvekillerine çağrıda bulunarak yasa teklifinin yeniden düzenlenmesini istedi.

Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu (TGK) kamuoyunda “Dezenformasyon Yasası” olarak bilinen  “Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” ile ilgili görüşlerini dile getirerek gazeteci ve  milletvekillerine çağrıda bulundu.

TGK’dan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi, “Saygıdeğer Milletvekilleri, çok değerli meslektaşlarımız;

Kısa süre önce TBMM Dijital Mecralar ile Adalet Komisyonlarında, çok hızlı bir şekilde görüşülerek TBMM Genel Kurulu’nun gündemine gelen, kamuoyunda “Dezenformasyon Yasası” olarak bilinen  “Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” ile ilgili görüşlerimizi bir kez daha sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Öncelikle belirtmemiz gerekir ki; teklif kamuoyuna açıklanır açıklanmaz hemen okuduk ve harekete geçtik. Sürece nasıl katkı sunabiliriz kaygısı ile olağanüstü bir çaba ortaya koyduk. Geçtiğimiz iki hafta boyunca Meclis Komisyon üyeleri, siyasi partilerimizin grup başkanvekilleri, kanunun ilk imzacıları ve diğer milletvekillerimiz ile yakın temas halinde olduk. Öte yandan meslektaşlarımızı sürecin her aşamasında bilgilendirdik ve değerlendirmelerde bulunduk.

Tarihe ve mesleğe olan saygımız ve görev bilincimizle bir defa daha toplam fayda öncelikli görüşlerimizi paylaşmak istiyor, sağduyulu bu yaklaşımımızın göz önünde bulundurulacağına inanıyoruz.

Bir kamu görev alanı olan ve Anayasal güvence altında olan kitle iletişim sahasında gazetelerimiz Basın İlan Kurumu mevzuatı eli ile düzenlenmekte, denetlenmekte ve desteklenmektedir (3D). Aynı mantığın radyo ve televizyonlar ile internet mecrasında da olması kaçınılmaz bir gerekliliktir. Söz konusu kanun teklifi ile internet mecrasında da 3D kuralı getirilmektedir ki bu temel yaklaşım itibarı ile desteklediğimiz bir konudur. Radyo ve televizyonlar için de destekleme ayağının tamamlanması beklentimizdir.

Söz konusu düzenlemelerin toplum yararına basın özgürlüğünü kısıtlamayan, kamuoyu adına denetim işlevini yerine getirmesine imkân tanıyan atmosferi sağlaması esastır. Teklifin bu konuya ilişkin, komisyonlarda ve kamuoyunda da tartışılan bölümlerinde umuyoruz ki TBMM Genel Kurul’unda uzlaşı ile çözüm yolları bulunacaktır.

Bilindiği gibi BİK mevzuatı eli ile altmış yıldır yazılı basınımız, radyo ve televizyon haberciliği ile internet habercilik sahasına da insan kaynağı olmuş, geleneklerinin oluşmasına katkı sağlamış temel direk konumundadır. Bu süre içinde Anadolu’da kamuoyu oluşturan, haberleşme işlevini yerine getiren, yerel siyasi ve ekonomik kahramanlar yetiştiren, hak savunuculuğu yapan özgün bir medya atmosferi resmi ilanların da önemli ölçüdeki katkısı ile inşa edilmiştir. Anadolu basını bugün yoğun kur baskısı ve girdilerin kağıt başta olmak üzere döviz bazında katlanarak artışı ile karşı karşıyadır.

Rahatlıkla ifade edebiliriz ki sektörümüz en kayıtlı sektördür ve kamudan aldığı kaynakları fazlası ile kamuya döndürmekte, istihdam ve katma değer üretmektedir. Hal böyle iken teklifle zaten zor durumda olan Anadolu Basını kapanmaya itilmektedir. İnternet mecrası isabetli bir kararla desteklenirken, anlam veremediğimiz bir yaklaşımla yazılı basının kendine yetmeyen kaynakları bölünerek bu düzenleme yapılmaktadır. Emin olunuz ki bu yanlıştır. Bu yaklaşım sadece yerel basınımıza değil, iktidarı muhalefeti ile siyasetimize, yerel yönetimlerimize, sivil toplumumuza ve yerel ekonomimize zarar verecektir.

Uzun bir süredir üzülerek mücadele ettiğimiz Ankara bürokrasisindeki, ‘resmi ilana ne gerek var’ anlayışı tek taraflı, bütünsel yaklaşımı göz ardı eden bir yaklaşımdır. Resmi ilanların basına destek boyutu (tarımsal destekler, sanayi destekleri, milli eğitim vb kamusal işlerde nasıl yapılması gerekiyorsa bu kamu hizmet sahasında da yapılması çok doğaldır) işin sadece bir cephesidir. Kamu yönetiminde açıklık ve şeffaflık, rekabet, denetlenebilirlik ve ekonomik kazanç anlamında da resmi ilanlar vazgeçilmezdir.

Bu itibarla;

Kanun teklifinde yer alan 25. Madde’deki ‘veya’ ibaresinin ‘ve’ olarak değiştirilmesini arz ve talep ediyoruz. İcralık vatandaşlarımızın düzenlemeden maddi zarar görmesini engelleyici tedbirleri almak BİK Genel Kurulu’nda Resmi İlan Fiyat Tarifesi hazırlanırken mümkündür. Konuya ilişkin kontenjan belirleme vb. hususlar BİK Genel Müdürlüğü iş ve işlemleri açısından son derece uygulanabilir noktadadır. Aksi yaklaşımlar yersizdir.

Kanun teklifinin 27. Maddesinde yer alan ‘bir gazete ve bir internet haber sitesi’ ifadesinin de ‘iki gazete ve bir internet haber sitesi’ şeklinde değiştirilmesini öneriyoruz.

Aksi halde yazılı basınımızın özellikle mahalli gazetelerin resmi ilan gelirleri yarıdan fazla düşecek ve son yıllardaki gazete kapanmaları, iş kayıpları geometrik şekilde artacaktır.

Öte yandan;

1)    4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki ihalelerin ilanlarının Kamu İhale Bülteni yanında bir gazete ve bir internet haber sitesinde de yayınlanması sağlanabilir.

2)    4734 sayılı Kamu İhale Kanununun Doğrudan temin başlıklı 22 nci maddesinin birinci fıkrasının girişi; “Aşağıda belirtilen hallerde ihtiyaçların bu maddenin (d), (e) ve (ı) bentleri hariç ilân yapılmaksızın ve teminat alınmaksızın doğrudan temini usulüne başvurulabilir:” şeklinde düzenlenerek doğrudan temin ile alakalı birkaç bente ilan zorunluluğu getirilebilir.

3)    4734 sayılı Kamu İhale Kanununun Pazarlık usulü başlıklı 21 inci maddesinin ilan istisnası tanıyan ikinci fıkrası; “(b), ve (c) ve (f) bentlerinde belirtilen hallerde ilan yapılması zorunlu değildir. İlan yapılmayan hallerde en az üç istekli davet edilerek, yeterlik belgelerini ve fiyat tekliflerini birlikte vermeleri istenir.” şeklinde düzenlenerek ilan zorunluluğu bulunmayan (f) bendi için ilan zorunluluğu getirilebilir.

Böylece kamu çok daha karlı çıkacağı bir süreç yaşayabilir.

Saygıdeğer Vekillerimiz,

Değerli Meslektaşlarımız;

BİK Kanunu’nda genel kurul yapısı dâhil bir dizi düzenleme yapılmaktadır. Bu düzenlemelere ilişkin yaklaşımlarımız olmakla birlikte odağı dağıtmamak adına bu noktada detaya girmek istemiyoruz. Şu kadar ki; kanun metninde yer alan ikili yapı fiilen sona ermiş bulunmaktadır. Kanun’un da buna göre düzenlenmesi şarttır.

Resmi ilan yayınlama hakkını kazanacak internet haber sitelerinin nitelikleri BİK Genel Kurulu’nca belirlenmekle birlikte, gazetelerdeki gibi bir sınırsızlık olacak mıdır, yoksa RTÜK mevzuatında olduğu gibi yayın yerleri açısından sayı sınırlaması gelecek midir bilinmemektedir.

Emeklilikte yıpranma hakkından yararlanmak için basın kartı şartının kaldırılarak 5953 sayılı yasaya tabi çalışmanın yeterli olması sağlanmalıdır.

Basın kartı komisyonunun bir aydan az ara olmamak kaydı ile yılda en az altı kez toplanması ve diğer konulara ilişkin tekliflerimizi hazır olup kamuoyu ile paylaşılacaktır.

Sayın Milletvekillerimiz,

Değerli meslektaşlarımız;

Tarih önünde tutum ve kararlarımızın sorgulanacağı bu önemli süreçte akıllarımızı birleştirerek, sağduyudan ayrılmayarak, inatlaşmadan, Anadolu’nun temiz tarihinden tertemiz gelecek inşa etmek ve bu gelecekte Anadolu Basını’na hizmet imkânı vermek sizlerin elindedir.

Lütfen bu imkânı hep birlikte değerlendirelim.

Selam ve saygılarımızla.

BİK Genel Kurulu Anadolu Gazete Sahipleri Temsilcileri”

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.