Küresel piyasalar, Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler, teknoloji hisselerindeki dalgalanmalar ve merkez bankalarının faiz kararlarıyla geçen hafta karışık bir seyir izledi. ABD Merkez Bankası faizi sabit tutarken, üyeler arasındaki görüş ayrılıkları belirsizliği artırdı.
Orta Doğu’dan gelen çelişkili haber akışı, teknoloji hisselerindeki dalgalanmalar, şirket bilançoları ve merkez bankalarının faiz kararları geçen hafta küresel piyasalarda karışık bir seyir izlenmesine neden oldu.
Hafta başında İran ve Umman’ın Hürmüz Boğazı’na ilişkin görüşmeleri gerilimin azalacağına dair umutları artırdı. Ancak İran’ın Ürdün güçlerine saldırması ve ABD Başkanı Donald Trump’ın sert yanıt tehdidi, tansiyonu yeniden yükseltti. Bu gelişmeler, jeopolitik belirsizlikleri artırarak piyasalardaki dalgalanmaları tetikledi.
ABD Merkez Bankası (Fed), Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısında politika faizini beklentiler doğrultusunda yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit tuttu. Ancak Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack, Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari ve Dallas Fed Başkanı Lorie Logan faiz artışı yönünde oy kullandı. Fed Başkanı Kevin Warsh, toplantı sonrası yaptığı açıklamada fiyat istikrarına bağlılıklarını yineledi ancak üyeler arasındaki görüş ayrılıkları, para politikasına ilişkin belirsizlikleri artırdı.
Üyeler arasındaki fikir ayrılıkları, Fed’in enflasyonla mücadelede faiz artırımlarına devam edip etmeyeceği konusunda yatırımcılarda kafa karışıklığına yol açtı. Warsh’un enflasyonla mücadeledeki kararlılığını vurgulamasına rağmen somut bir yol haritası sunmaması, bankanın bu konudaki stratejisine dair ipuçlarının zayıf kalmasına neden oldu.
Bu durum, enflasyon ve ekonomik büyüme beklentilerine bağlı olarak uzun vadeli tahvil getirilerinde belirgin yükselişlere yol açtı. Analistler, bu yükselişlerin yatırımcıların Fed’in enflasyonu kontrol altına almakta yetersiz kalabileceğinden endişe duyduğunun bir göstergesi olabileceğini belirtti. Fed Başkanı Warsh’un şahin adımlar atmaya isteksiz olarak algılanan tutumu, bankanın güvenilirliğine ilişkin soru işaretlerini artırdı.
Gelişmelerin ardından ABD’nin 30 yıllık tahvil faizi 19 yılın en yüksek seviyesi olan yüzde 5,28’e, 10 yıllık tahvil faizi ise yüzde 4,72’ye yükseldi. Dolar endeksi ise yüzde 1,7 azalarak 99,7 seviyesine geriledi.
ABD’de açıklanan makroekonomik veriler de piyasaların odağındaydı. ABD ekonomisi ikinci çeyrekte beklentilerin altında yüzde 1,5 büyüdü. Kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi haziranda aylık bazda yüzde 0,1 azalırken, yıllık bazda yüzde 3,7 arttı. Bu veriler, Fed’in faizleri daha uzun süre sabit tutabilmesi için alan yaratırken, ikinci bir faiz artırım beklentilerini zayıflattı.
Haftayı altının onsu yüzde 0,2 düşüşle 4 bin 46 dolardan, Brent petrolün varil fiyatı ise yüzde 4,1 azalışla 87,9 dolardan tamamladı. Gelecek hafta ABD’de açıklanacak tarım dışı istihdam verisi, piyasaların yönü üzerinde belirleyici olacak.
New York borsası, şirketlerin açıkladığı bilançoların genel olarak iyi gelmesi ve teknoloji hisselerindeki yükselişlerin etkisiyle geçen hafta pozitif bir seyir izledi. Şirketlerin yapay zeka alanındaki yatırımlarının karlılığa dönüşeceğine dair iyimserlikler piyasaları destekledi. Dow Jones endeksi yüzde 1,04, S&P 500 endeksi yüzde 1,05 ve Nasdaq endeksi yüzde 1,59 artışla haftayı tamamladı.
Avrupa borsaları da bilanço sezonuna ilişkin iyimserlikle pozitif bir seyir izledi. İngiltere Merkez Bankası (BoE), politika faizini beklentiler doğrultusunda yüzde 3,75’te sabit tuttu. BoE Başkanı Andrew Bailey, enflasyonun beklenenden hızlı gerilediğini ancak Orta Doğu’daki savaşın enerji fiyatlarını etkilemeye devam ettiğini belirtti. Avro Bölgesi’nde ikinci çeyrek GSYH büyümesi beklentilerin üzerinde yüzde 1, TÜFE artışı ise yüzde 2,9 olarak gerçekleşti. Bu gelişmelerle FTSE 100 yüzde 1,23, FTSE MIB yüzde 1,29, DAX 40 yüzde 2,11 ve CAC 40 yüzde 1,64 değer kazandı.
Asya borsaları ise teknoloji hisselerindeki sert dalgalanmalar nedeniyle karışık bir seyir izledi. SK Hynix’in beklentileri karşılamayan bilançosu, yapay zeka talebindeki yavaşlama endişelerini artırdı. SoftBank Group ve Tokyo Electron hisseleri gerilerken, Samsung’un beklentilerin üzerinde gelen bilançosu hisselerini yükseltti. Japonya Merkez Bankası (BoJ) politika faizini yüzde 1’de sabit tuttu. Dolar/yen paritesi haftayı yüzde 3,7 azalışla 157,6 seviyesinden tamamladı. Haftalık bazda Kospi yüzde 1,42, Nikkei 225 yüzde 0,39 değer kaybederken, Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,47, Hang Seng endeksi yüzde 3,69 yükseldi.
Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi geçen hafta yüzde 3,48 azalarak 13.458,10 puana geriledi. Dolar/TL ise haftayı yüzde 0,4 artışla 47,5280’den tamamladı. Yurt içinde gelecek hafta enflasyon ve dış ticaret dengesi verileri takip edilecek. Ekonomistlerin temmuz ayı enflasyon beklentisi yüzde 1,82 olarak açıklandı. Bu beklentiye göre yıllık enflasyonun hazirandaki yüzde 32,11’den temmuzda yüzde 31,80’e gerilemesi öngörülüyor. Ekonomistlerin yıl sonu enflasyon beklentisi ise ortalama yüzde 29,55 olarak açıklandı.
Reklam & İşbirliği: [email protected]