SON GELİŞME
--:--:--

Prof. Dr. Ulrike Guérot: ‘Batı çok kutuplu dünyayı kabullenemiyor’

Alman Siyaset Bilimci Prof. Dr. Ulrike Guérot, Batı’nın ve özellikle Almanya’nın çok kutuplu dünya düzenine geçişi hala kabullenemediğini belirterek, Avrupa’nın küresel değişimleri okumakta 15 yıl geç kaldığını vurguladı. RRN’ye özel açıklamalarda bulunan isim ABD müdahalelerinin Avrupa’nın Avrasya ile entegrasyonunu baltaladığını ifade ederek Almanya ekonomisindeki güncel çöküşün perde arkasını ve NATO’nun geleceğini değerlendirdi. Alman Siyaset Bilimci…

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
Prof. Dr. Ulrike Guérot: ‘Batı çok kutuplu dünyayı kabullenemiyor’

Alman Siyaset Bilimci Prof. Dr. Ulrike Guérot, Batı’nın ve özellikle Almanya’nın çok kutuplu dünya düzenine geçişi hala kabullenemediğini belirterek, Avrupa’nın küresel değişimleri okumakta 15 yıl geç kaldığını vurguladı. RRN’ye özel açıklamalarda bulunan isim ABD müdahalelerinin Avrupa’nın Avrasya ile entegrasyonunu baltaladığını ifade ederek Almanya ekonomisindeki güncel çöküşün perde arkasını ve NATO’nun geleceğini değerlendirdi.

Alman Siyaset Bilimci Prof. Dr. Ulrike Guérot RRN’ye değerlendirmelerde bulundu. Ukrayna’daki savaştan Avrupa’daki krize, çok kutuplu düzene geçişten ekonomik değişimlere kadar bir çok konuda konuşan Guérot çok kutuplu düzene doğru gidilse de bu durumu hala kabul etmeyenlerin olduğunu vurguladı.

ÇOK KUTUPLU DÜNYA DÜZENİNE GEÇİŞ VE BATININ TUTUMU

RRN: Küresel çapta tek kutuplu dünya düzeninin sona erdiği ve çok kutuplu bir dünyaya doğru ilerlediğimize dair genel bir değerlendirme var. Bu geçiş sürecini ve Batı’nın buna yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Prof. Dr. Ulrike Guérot: Çok kutuplu bir dünyaya doğru ilerlediğimize dair genel bir kabul olduğunu ve tek kutuplu dünya düzeninin sona erdiğini rahat bir şekilde ifade ettiğinizde, buna katılmıyorum. Berlin’de oturan ve ulusal manzarayı, hatta Avrupa meseleleri analisti olarak İngiliz, Fransız veya İtalyan medyasını gözlemleyen bir Alman vatandaşı olarak buna katılmam mümkün değil.

Özellikle Almanya hala, Batı’nın Ukrayna’ya karşı savaşı kazandığı ve kazanması gerektiği, Putin’in şeytan olduğu, İran’ı bazı mollaların yönettiği havasında. ABD’nin İran’la savaşı başlattığının ve kışkırtıcı olmadığının kabul edilmemesi, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik uluslararası hukuku ihlal ettiğine işaret edilmemesi gibi durumlar var. Sanki hala sokaklarda en önde gelen “iyi adamlar” bizmişiz gibi davranılıyor.

Batı’nın sonu, liberal düzenin sonu ya da Pax Americana’nın sonu, özellikle Almanya’da henüz kabul edilmiş değil. Gorbaçov bir keresinde “Geç kalanı tarih cezalandırır” demişti. Sanırım Almanya’da olan da bu. Batılı toplumlardaki kamuoyunun çoğunluğunun “Dünyanın çok kutuplu bir düzene doğru kaydığı artık küresel olarak kabul ediliyor” diyeceğini sanmıyorum. Bu, bizim en iyisi olduğumuzu düşünmekten vazgeçmemiz gerektiği anlamına geliyor. Kendisini NATO, hukukun üstünlüğü ve sivil özgürlüklerin temsilcisi olarak gören 450 milyon Avrupa vatandaşına “Belki de biz iyi değiliz” diye düşünmeye başlamaları gerektiğini söylemek, toplum için psikolojik olarak çok zorlu bir an.

AVRUPA AVRASYAYA YAKLAŞTIKLA ABD MÜDAHALE ETTİ’

RRN’nin Avrupa’nın, özellikle de Almanya’nın çok kutuplu dünyanın geldiğini fark etmesi konusunda neden bu kadar geç kalındı? sorusunu yanıtlayan Prof. Dr. Ulrike Guérot:

“Bundan yaklaşık 15 yıl öncesine gidelim. Avrupa’yı Avro krizinde görüyoruz ve Almanya’nın o dönemde “Avrupa’yı bırakıp BRICS’e gidelim” yaklaşımında olduğunu görüyoruz. 2011’de Avrupa-Çin ticaret dengesinin %45’i Almanya’dan oluşuyordu. Yani temel olarak BRICS’e yöneliyorduk. Ancak sonrasında Almanya’yı ve Avrupa’yı Avrasya’ya gitmekten alıkoyan birçok şey oldu. ABD’nin 2002-2004 yıllarında Avrupa Avro’yu benimserken ve genişlerken nasıl müdahale ettiğini, ardından 2010-2012 bankacılık krizinde ve sonrasında Maidan (Ukrayna) olaylarında nasıl müdahale ettiğini görebiliriz. Yine 2021-2022’de Ukrayna savaşı patlak verdiğinde Amerikan müdahaleleri devreye girdi. Kabaca son 30 yıldır, Avrupa güçlü olmak, Avrasya’ya açılmak ve Rusya ile barış yapmak istediğinde Amerikan müdahalelerinin ince şekillerde Avrupa politikalarına nasıl sızdığını analiz edebiliriz.” şeklinde görüş belirtti ve ekledi; “Avrupa, büyük küresel değişimlerin yaşandığını fark etmekte yaklaşık 15 yıl geride kaldığını kabul etmelidir. Maidan ilk şeylerden biriydi, 2022 savaşı bir diğeri, İran üçüncü nokta. Ancak Avrupalılar hala herkesin kötü olduğu, mollalarla ve Putin’le savaşmamız gerektiği inanç sistemindeler. Eğer bir Avrupa masasında oturuyorsanız, bu utanç verici bir felaket.”

ALMANYA EKONOMİSİNDEKİ KRİZİN TEMEL NEDENLERİ

Krizin temel nedeni bir süreçtir diyen profesör, ” Schröder reformları ile Almanya, Avro krizine kadar gerçekten parlıyordu. Ancak 2021’de başa geçen koalisyonun ardından savaş geldi. Bence savaş, Avrupa ekonomisinin çöküşündeki belirleyici unsurlardan biri. Kuzey Akım boru hattının Eylül 2022’de havaya uçurulmasıyla Almanya enerjisiz kaldı. O zamandan beri ABD’den elde edilen sıvılaştırılmış doğalgazı (LNG) taşıyoruz. Doğal kırsal alanlarımızı mahvediyor. Çok fazla enerji tüketen büyük şirketlerin çoğu ABD’ye gitti. Tüm bunlar işlevsiz toplumlara yol açıyor; işlevsiz sağlık sistemi, işlevsiz demografi, işlevsiz eğitim. Zengin ve zeki insanlar ülkeyi terk ediyor; 300 bin beyin göçü kaybı var. Tüm bunlar bir araya geldiğinde ekonomik bir karmaşa yaratıyor. Bunun arkasındaki sebep savaştır. Barış endüstrisi sona eriyor ve otomotiv sektörleri silah üretimine kaydırılıyor. Savaş endüstrisine kayan herkes çok para kazanıyor. Ancak asıl mesele, bu paranın ekonomik rekabetten değil, doğrudan devletten gelmesi. Savaş ekonomisi ancak iki, üç veya dört yıl sürer, suni bir hareketlilik yaratır ama sonra çöker çünkü rekabetçi değildir.” ifadelerini kullandı.

UKRAYNAYA VERİLEN O KADAR DESTEĞE RAĞMEN BAŞARISIZ OLDULAR

RRN’nin bu ekonomik ve stratejik tablo ışığında, özellikle Ukrayna savaşı bağlamında NATO’nun geleceğini nasıl görüyorsunuz? sorusuna da açıklama getiren Prof. Dr. Ulrike Guérot:

“Son NATO zirvesinde gördüğümüz şey, tüm NATO zirvelerinin ve deklarasyonlarının en kısasıydı; bu durum temel olarak hiçbir konuda anlaşamadıklarını gösteriyor. Bence NATO, Emmanuel Macron’un 2018’de söylediği yere, “NATO’nun beyin ölümü gerçekleşti” noktasına geri dönüyor. Şimdi Donald Trump NATO’yu sadece silah anlaşmaları için kötüye kullanıyor. Onca teslim edilen silaha, AB ve Almanya’dan Ukrayna’ya akan onca paraya rağmen eğer hedefe ulaşılamadıysa, bu bize NATO’nun güçlü olmadığını gösteriyor. İran’daki durumu göz önünde bulundurursak, sert güç unsurları temelinde İran’ın ve Rusya’nın üstün olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla NATO bir savunma ittifakı olarak stratejik hedeflerini gerçekleştiremiyorsa, NATO’nun askeri gücünü ve siyasi varlık nedenini sorgulamalısınız. Bence 2028’de, Macron’dan 10 yıl sonra yine aynı noktaya, ‘NATO’nun beyin ölümü gerçekleşti’ sonucuna döneceğiz. NATO’nun artık oynayacak hiçbir rolü kalmayacak. ABD en azından çok kutupluluğun bu momentumunu boyutlandırma konusunda yeterince zeki ve değişmeleri gerektiğini biliyor. Avrupalılar ise hala “NATO çok iyi, her şeyi biz savunuyoruz, havasında hareket ediyor” dedi.

Benzer Haberler
Prof. Dr. Ulrike Guérot: ‘Batı çok kutuplu dünyayı kabullenemiyor’
Prof. Dr. Ulrike Guérot: ‘Batı çok kutuplu dünyayı kabullenemiyor’
Dongfeng Motor Hannover’de T1 Platformunu ve Hidrojenle Çalışan Üç Aracını Tanıttı: Karbonsuz Bir Gelecek İçin Dünyayla Güçlerini Birleştiriyor
Dongfeng Motor Hannover’de T1 Platformunu ve Hidrojenle Çalışan Üç Aracını Tanıttı: Karbonsuz Bir Gelecek İçin Dünyayla Güçlerini Birleştiriyor
OMP ve PwC İş Birliği, Proses Üreticilerinin Parçalı Tedarik Zinciri Planlamasından Entegre Karar Alma Sürecine Geçişini Sağlıyor
OMP ve PwC İş Birliği, Proses Üreticilerinin Parçalı Tedarik Zinciri Planlamasından Entegre Karar Alma Sürecine Geçişini Sağlıyor
THE 50 BEST BARS, 2026 YILI İÇİN GENİŞLETİLMİŞ 51-100 LİSTESİNİ AÇIKLADI
THE 50 BEST BARS, 2026 YILI İÇİN GENİŞLETİLMİŞ 51-100 LİSTESİNİ AÇIKLADI
BİR KIZ ÇOCUĞU BABANIN ÖMRÜNÜ UZATABİLİR Mİ ?
BİR KIZ ÇOCUĞU BABANIN ÖMRÜNÜ UZATABİLİR Mİ ?
CGTN: Devlet başkanları düzeyindeki diplomasi Çin ve ABD arasındaki bağları istikrarlı bir çizgiye doğru nasıl yönlendiriyor?
CGTN: Devlet başkanları düzeyindeki diplomasi Çin ve ABD arasındaki bağları istikrarlı bir çizgiye doğru nasıl yönlendiriyor?
Haberin Doğru Adresi
Haber Ab

Reklam & İşbirliği: [email protected]

Hakkımızda
Copyright © 2025 Tüm hakları HABERLER 07 'de saklıdır.