Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye’nin satın alma gücü paritesine göre dünyanın 11’inci büyük ekonomisi olduğunu duyurdu. Bolat, döküm sanayisindeki başarıları ve ihracata dayalı büyüme modelini vurguladı.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 76. Dünya Döküm Kongresi’nde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin satın alma gücü paritesine göre dünyanın 11’inci büyük ekonomisi konumuna ulaştığını açıkladı. Bolat, bu başarının son 23 yılda kaydedilen ortalama yüzde 5,35’lik büyüme ve kesintisiz büyüme trendiyle desteklendiğini belirtti.
Bakan Bolat, Türkiye’nin küresel ekonomideki yerini ve döküm sanayisinin önemini vurguladı. Döküm sanayisinin otomotivden savunma sanayisine, beyaz eşyadan havacılığa kadar birçok stratejik sektörün temel girdilerini sağladığını ifade eden Bolat, bu sektörün ülkelerin üretim kabiliyetini ve sanayi bağımsızlığını belirleyen kritik alanlardan biri olduğunu söyledi.
Türkiye’nin döküm sanayisinde 3 milyon ton üretim kapasitesiyle dünyada 7’nci, Avrupa’da ise 2’nci sırada yer aldığını belirten Bolat, toplam üretimin büyük bir kısmının ihraç edildiğini kaydetti. 2025 yılında 2 milyon 300 bin ton üretimle 8 milyar avro değerinde bir rakama ulaşıldığını, 1 milyon 640 bin tonluk ihracatın ise 6,1 milyar avroya denk geldiğini açıkladı.
Bolat, Türkiye’nin 2003 yılında dünyanın 18’inci büyük ekonomisi iken, cari döviz kurları temelinde 2023 itibarıyla 16’ncı sıraya yükseldiğini ve 1,7 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğe ulaştığını ifade etti. İhracata dayalı büyüme modelinin bu başarıda büyük rol oynadığını vurgulayan Bolat, 2002’de 36 milyar dolar olan mal ihracatının yıllıklandırılmış olarak 283,7 milyar dolara çıktığını bildirdi.
Mal ihracatına hizmet ihracatının da eklenmesiyle yıllıklandırılmış toplam ihracatın 409 milyar dolara ulaştığını belirten Bakan Bolat, Türkiye’nin ithalatla birlikte toplam dış ticaret hacminin mal bazında 665 milyar dolar, mal ve hizmet toplamında ise 860 milyar dolar olduğunu dile getirdi. Milli gelirin yarıdan fazlasının dış ticaretten elde edildiğini söyledi.
Bakan Bolat, son 24 yılda kamu ve özel sektörün birlikte çalıştığını, yatırıma, üretime, ihracata ve istihdama odaklandığını belirtti. Türkiye’nin dünya ile kazan-kazan temelinde bir ticaret ilişkisi sürdürdüğünü ve bölgesindeki zorlu koşullara rağmen turizmde de başarılı performans gösterdiğini ekledi. Yeşil mutabakat, dijital dönüşüm ve yapay zeka devrimi gibi küresel gelişmelerin de dış ticareti yakından ilgilendirdiğini sözlerine ekledi.
Reklam & İşbirliği: [email protected]