TÜİK’in 2025 AR-GE Faaliyetleri Araştırması’na göre, Türkiye’nin gayri safi yurt içi AR-GE harcaması 980 milyar lirayı aşarken, GSYH içindeki oranı yüzde 1,5’e yükseldi. Şirketler ve personel harcamaları öne çıktı.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Araştırma ve Geliştirme (AR-GE) Faaliyetleri Araştırması sonuçlarını açıkladı. Verilere göre, gayri safi yurt içi AR-GE harcaması 2025’te bir önceki yıla göre 328 milyar 607 milyon lira artarak 980 milyar 428 milyon liraya ulaştı.
AR-GE harcamalarının gayri safi yurt içi hasıla (GSYH) içindeki oranı 2024’te yüzde 1,46 iken, 2025’te yüzde 1,5’e yükseldi. Bu artış, Türkiye’nin inovasyon ve teknoloji alanındaki ilerlemesine işaret ediyor.
AR-GE harcamalarında mali ve mali olmayan şirketler yüzde 65 ile en büyük payı aldı. Yükseköğretim kurumları yüzde 30,3 ile ikinci sırada yer alırken, genel devlet ve kar amacı olmayan kuruluşların payı yüzde 4,7 olarak belirlendi. Bu dağılım, özel sektörün AR-GE faaliyetlerindeki lokomotif rolünü gösteriyor.
AR-GE harcamalarının finansmanında ise 2025’te yüzde 52,5’lik oranla mali ve mali olmayan şirketler başı çekti. Genel devlet yüzde 31,1’ini, yükseköğretim yüzde 14,1’ini, yurt dışı kaynaklar yüzde 2,3’ünü ve diğer yurt içi kaynaklar ise yaklaşık yüzde 0,01’ini karşıladı.
Personel harcamaları, toplam AR-GE harcamalarının yüzde 58,8’ini oluşturarak en büyük harcama kalemi oldu. Bu durum, nitelikli insan kaynağının AR-GE süreçlerindeki önemini vurguluyor.
Tam zaman eş değeri (TZE) cinsinden 2025’te toplam 317 bin 982 kişi AR-GE personeli olarak görev yaptı. Bu personelin yüzde 67,9’u mali ve mali olmayan şirketlerde, yüzde 29’u yükseköğretimde ve yüzde 3’ü genel devlet ve kar amacı olmayan kuruluşlarda istihdam edildi.
TZE cinsinden kadın AR-GE personeli sayısı 2025’te 108 bin 453 kişiyle toplam AR-GE personelinin yüzde 34,1’ini oluşturdu. Kadın personel oranı en yüksek seviyeye yükseköğretimde yüzde 48,1 ile ulaştı.
Öğrenim durumuna göre incelendiğinde, AR-GE personelinin yüzde 40,6’sının lisans eğitim düzeyine sahip olduğu görüldü. Doktora veya eş değeri eğitimi alanların oranı yüzde 31, yüksek lisans mezunlarının oranı ise yüzde 19,4 olarak kayıtlara geçti.
AR-GE harcamalarının coğrafi dağılımına bakıldığında, 2025’te en yüksek harcamanın yüzde 31,8 ile İstanbul (TR10) bölgesinde yapıldığı belirlendi. Ankara (TR51) yüzde 30 ile ikinci, Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu, Yalova (TR42) bölgesi ise yüzde 9,5 ile üçüncü sırada yer aldı.
İmalat sanayisinde ise AR-GE harcamalarının yüzde 47,7’si yüksek teknoloji faaliyetinde bulunan girişimler tarafından gerçekleştirildi. Bu alanda en fazla araştırmacı ise orta yüksek teknoloji faaliyeti yürüten girişimler tarafından istihdam edildi.
Reklam & İşbirliği: [email protected]